Katili akrabaları anlattı: ‘Onun içi pisti’

reklam

Özgecan’ı vahşice öldüren Suphi Altındöken’in akrabaları utanç içinde. Amcası ‘soyadımızı değiştireceğiz’ diyor, kuzenleri uzun süredir görüşmediklerini söylüyor: “Baba-oğul görüşülecek insanlar değiller. Suphi’nin içi pisti. İçleri, dışları pis ve kalpleri kötü. Çok kişiye zararları oldu. Çok ah aldılar” 

Öte yandan 2 kez kalbi duran Suphi’nin de kafatasının yarısı kırıldığı için alındı. Tahrip olan bölümüne yapay doku takıldığı öğrenildi.

Özgecan Aslan’ı hunharca öldüren Suphi Altındöken’in yakınları ve arkadaşları, annesi Naciye Tan’ın oğlu için “her çocuk melek doğar” dediği bir gencin Türkiye’yi yasa boğan bir canavara dönüşümünü anlattı. Vahşetten utanç duyan Suphi’nin amcası ve kuzenleri, aileyle uzun bir süredir hiç görüşmediklerini anlattı.

‘İlk biz bulsak öldürürdük’

Suphi’nin kuzeni Serkan Altındöken’in sözleri katil zanlısının korkunç kişiliğini özetler nitelikteydi: “Benim elime geçse parçalarım. Amcam Mehmet, polise ‘Yakalarsam ilk ben öldüreceğim o şerefsizleri’ dedi. Asla hapisten çıkmalarını istemiyoruz. Görüşülecek insanlar değiller. İçleri, dışları pis ve kalpleri kötü. Elini versen kolunu alamazsın. Çok kişiye zararları oldu. Çok ah aldılar. Çok kişiye borç taktılar. Özgecan’ın ailesinin acısını paylaşıyoruz. Utanç içindeyiz.”

‘Başımızı öne eğdiler’

Tarsus’ta kuyumculuk yapan amcasının oğlu Serdar Altındöken, tüm sülalenin soyadını değiştirmek için dava açtığını söyledi: “Ailecek onları reddediyoruz. Başımızı öne eğdiler. Tanıdıklarımızdan selamı sabahı kesenler oldu. Facebook’ta arkadaşlıktan çıkarıyorlar. Dükkânlarımızdaki tabelalardan soyadlarımızı kaldırıyoruz. Dün eşi Neslihan, oğlu bu canavarlarla aynı soyadı taşımasın diye mahkemeye başvurdu.”

‘Soyadımızı değiştiriyoruz’

“Kuyumculuk yapan ağabeyim Edip çocukları daha kötü yaftalanmasınlar diye ve kuzenim Behzat da dün soyadlarını değiştirmek için dava açtı. Dedem Tarsus’un en eski kuyumcusu. İlk dükkânı 1930’da açmış. Nüfus memurları altın dökerken gördükleri için bu soyadı vermişler. Ben babama kıyamadığım için değiştirmiyorum.”

Bir caninin anatomisi!

Akrabalarının sözleri bir caninin anatomisini de detaylıca çıkardı: Kuyumculuk yapan baba Necmettin Altındöken bir dönem çok varlıklıydı. Ama kuyumcu dükkânları yaklaşık 15 yıl önce soyuldu. Bundan sonra zar zor açılan yeni dükkân tutmadı ve iflas etti. Bu süreçte zenginliğini kaybeden Necmettin Altındöken’in tavırları değişti.

Her gün dayak yedi

Hem karısını hem de çocuklarını dövmeye başladı. Evde hep dayak ve kötü muamele yaşandı. İlk başta el üstünde tutulan ve rahat büyüyen Suphi, bir anda her gün dayak yiyen bir çocuğa döndü. İlkokulu bitiremediği gibi uyuşturucu madde de kullanmaya başladı. 10 yıl önce motosikletiyle bir trafik kazası yaptı. Bu kazada yaşlı bir kadın kötürüm kaldı.

Kafatasının yarısı yok

2 kez kalbi duran Suphi’nin de kafatasının yarısı kırıldığı için alındı. Tahrip olan bölümüne yapay doku takıldı.

5 yıl önce kız kaçırdı

Yaklaşık 5 yıl önce babası Suphi için sanayide bir hırdavatçı dükkânı açtı. Burada çaycılık ve temizlik yapan eşi Neslihan ile tanıştı. Ailesi izin vermeyince Neslihan’ı kaçırdı.

Babasını bıçakladı

Düğününden 2 gün önce de tartıştığı babasını bıçakladı. Bu arada hırdavatçı iflas etti, işleri iyice kötüye gitti.

Bu süreçte kamyonlarda şoförlük yaptı. Babasını rol model alan Suphi, armut dibine düşer misali, annesi, kız kardeşi ve karısını devamlı dövüyordu. Yaptığı birçok işte dikiş tutturamayan genç adam en son Özgecan’ın bindiği Mersin TOK minibüslerinde şoförlük yapıyordu. Diğer zanlı Fatih Gökçe de aynı minibüste muavin olarak çalışıyordu. Cinayetten sonra da yardım etmesi için ilk olarak Fatih Gökçe’yi aradı.